MÜZİK SİSTEMİNİZİ LÜTFEN AÇINIZ !... ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

 

 

ULUSLU İBRAHİM HAMDİ EFENDİ - ATLASI

 

TARİH 1729

  AMASRA 

 SAYFA 316

 Altmış dört derece otuz beş dakika boylamda ve kırk bir derece kırk beş dakika enlemde Karadeniz sahilinde, Bartın Boğazı’ndan doğuya doğru gidilir.

 

AMASRA İLÇESİ GÖRÜNÜŞÜ - Tarih 1930

AMASRA İLÇESİ - Tarih 1930

 

BOZTEPE ÜSTÜNDEN AMASRA İLÇESİ GÖRÜNÜŞÜ - Tarih 1936

BOZTEPE ÜSTÜNDEN AMASRA İLÇESİ - Tarih 1936

 

ÇEŞM-İ CİHAN AMASRA

AMASRA BÜYÜK LİMAN ve PLAJ GÖRÜNÜŞÜ

AMASRA İLÇESİ -  GENEL GÖRÜNÜŞÜ

AMASRA İLÇESİ - GENEL GÖRÜNÜŞÜ

Deniz kenarında yüksek bir tepenin (Boztepe) üzerinde sağlam kalesi olup, camisi, kale komutanı ve muhafız askerleri vardır.

TARİHİ FATİH CAMİSİ - ÖN GÖRÜNÜŞÜ

TARİHİ FATİH CAMİSİ - ARKA GÖRÜNÜŞÜ

1460 YILINDA KİLİSEDEN DÖNÜŞTÜRÜLMÜŞ

TARİHİ FATİH CAMİSİ - ÖN GÖRÜNÜŞÜ

1460 YILINDA KİLİSEDEN DÖNÜŞTÜRÜLMÜŞ

TARİHİ FATİH CAMİSİ - ARKA GÖRÜNÜŞÜ

 

  Kalenin (Boztepe Kalesi) güneydoğu  yanında ve batı kenarı kıyıdan ayrı  küçük bir adası (Küçük Ada) vardır.

 

Onun bir köşesinde küçük gemiler için küçük bir iskelesi (İlk Mendirek)(1) vardır. Deniz kenarından Ereğli’ye gidilir diye söylerler.

 

KÜÇÜK ADA ÖNÜNDEN UZANAN MENDİREK GÖRÜNÜŞÜ

Önde  KÜÇÜK ADA - Arkada BÜYÜK ADA

KÜÇÜK ADA ÖNÜNDE ve 1729 YILINDAN GÜNÜMÜZE

TARİHİ İSKELE MENDİREĞİ GÖRÜNÜŞÜ

1729 YILLARINDA DENİZ ULAŞIMI İÇİN KULLANILAN

İSKELE ve KÜÇÜK ADA  GÖRÜNÜŞÜ

 

1729 YILLARINDA DENİZ ULAŞIMI İÇİN KULLANILAN

İSKELE ve KÜÇÜK ADA  GÖRÜNÜŞÜ

Doğu tarafında olan limanın (Büyük Liman) karşısında, deniz kenarında Buzhane(2) adında fazla büyük ve temiz olmayan, bakımsız bir hamamı (Eski Türk Hamamı) vardır.

 

Bu Amasra’nın on beş adet köyü vardır. Sinop buranın doğusunda, karadan beş günlük ve denizden ise yüz mil uzaklıktadır.

 

Ereğli’den karadan dört günlük yolda ve denizden ise elli milden fazla mesafededir.

 

Bartın’a denizden dolaşıp ırmak boğazından girmek istenirse, uzaklık dokuz mil, karayolu ile dört saattir.

 

Fakat ırmak yolunun ortasında bir derbent (Dar geçişli bölgesi) olduğundan, buranın, çevresinde yaramaz insanları (Yolkesen Eşkiyası) eksik olmaz.

 

Deniz kenarından dokuz mil doğuda Deliklişile (Delikli Şile köyü) adında, ikiye ayrılmış kayalık bir yerin arasından geçilir. Yakınında bir mescidi ve  iskelesi olan nahiyeye Külas (Göveles = Çakraz) derler.

 

ÇAKRAZ BELDESİ - GENEL GÖRÜNÜŞÜ

ÇAKRAZ BELDESİ - GENEL GÖRÜNÜŞÜ

ÇAKRAZ BELDESİ - GENEL GÖRÜNÜŞÜ

ÇAKRAZ BELDESİ - GENEL GÖRÜNÜŞÜ

 

Burada zeytin ve incir ağaçları çok uzunca bir nahiye ve çeşitli meyvecilik üretimleri yanı sıra soğuk suları hiç eksilmeyen değirmenleri vardır.

 

Bol ormanlık ve yüksek dağlar arasından Bey Derbendi adında (Küre Dağları - Arıt ve Çakraz Beldeleri arasındaki uzantısı) batıdan doğuya doğru uzanan, kayalık ormandan Ulus Kazası’na bağlı Tarıca (Arıt Beldesi - Darıcaören Köyü) adındaki köyüne ulaşılır.

 

Fakat oldukça zor gidilen yoldur. Herhangi bir yerinden at üstünde gitmek için düzgünce bir yol bulup güvenle atınızı yürütebileceğiniz  yeri yoktur.

 

Dağın orta bölgesinde, yolun sol tarafında, bir kaynak suyunun yakınında bir mağaradan rüzgar eser. Mağara girişine gelindiğinde sanki esen rüzgar adamı alabora edecek gibidir.

 

Amasra’nın denizden doğu tarafında dört beş saatlik geçilmesi zor olan (Kuzeydoğu yönündeki Mülket Dağı) dağlarında bir lezzetli ve tatlı kaynak suyu vardır. Gayri müslimler zamanında künk ile kaleye getirilirmiş.

 

Bu kalenin üst taraflarında kayalık tepeler vardır. Ağaçların çoğu ıhlamur olduğundan halkın genellikle sanatları ıhlamur ağacından örme öreği, iğ, sarımsak havanı ve tütün koyma kapları işlerler.

 

Bu yukarıda sayılanların hepsi İstanbul’a buradan getirilir, diğer vilayetlere de yetecek kadar işlenir. Kale içerisinde işlek çarşısı (Çekiciler Çarşısı) bu ürünlerle doludur.

 

Bin yüz kırk iki (H.1142 / M.1729) senesi Ağustos’unda Kili (3) iskelesinden gemi ile o adanın önünde demir atarak durduğumuz zaman, bir çocuk sepetle beyaz dut getirdi ki, tavuk yumurtası kadar vardı.

 

 

Devamı için bakınız.....

 

ULUSLU İBRAHİM HAMDİ EFENDİ - ATLASI

 

  Zafer ÇELEBİ / Ulus (BARTIN) - 2005

 

 

TARİH 2005 - Araştırmalar

 

(1) AMASRA’DA KÜÇÜK ve BÜYÜK LİMANLAR

 

Yelkenli gemilerin olduğu dönemlerde, gemilerin gideceği istikamete doğru esen rüzgar önemlidir. Bu nedenle gemiler demir attıkları limanlarda günlerce bekledikleri olur.

 

Yazarımız İbrahim Hamdi Efendi İstanbul istikametinden M.1729 senesinde memleketini ziyareti için gelmiş; içinde bulunduğu geminin  Küçük Adanın ucundaki o dönemdeki küçük iskeleye demir atarak yanaştığını belirtmektedir.

 

Amasra’dan batı yönüne gidecek bir geminin Küçük İskele yönünden, günümüzdeki Büyük Liman’dan poyrazlı havalarda çıkması  mümkün olmadığından İstanbul yönüne gidecek küçük yelkenli gemiler günümüzdeki Küçük Liman yönünde beklermiş.

 

Sinop istikametinden gelen veya gidecek olan yelkenli gemiler ise Doğu yanındaki Büyük Liman’a yanaşırlarmış.

 

(2) AMASRA’DA ESKİ TÜRK HAMAMI

 

XVII. yy başlarında yapıldığını: Evliya Çelebi Seyhatnamesi’nde “bir hamam-ı dil-güşa” (kalbe ferahlık verip, iç açan) olarak söz etmesinden çıkartmak mümkündür. Mimari özellikleri de bunu gösterir. Hacıağalar ailesine ait bir evin bahçesindeki harap hamamın soğukluk bölümü yıkılmıştır. Ilıklığı, üç kurnalı yıkanma odası, giriş halveti, dinlenme makatı ve holü, sıcak ve soğuk su hazne bölümleri halen sağlam durumdadır. Ilıklık, 3 m. çapında bir orta kubbe ve iki yarım kubbe ile örtülüdür.

 

Dört köşede görülen “biye”ler, Anadolu Beylikleri Döneminin tipik mimari özelliğini hatırlatır. Buna karşılık, şekilli tonozlar, XVII. yüzyıla ait buluşlardır. Yazarımız İbrahim Hamdi Efendi’nin eserinde bahsetmiş olduğu gibi daha sonra küçültülerek iyi bir ısıtma tertibatı sağlandığı tüfenklik ve cehennemlik taksimatlarından anlaşılmaktadır. Tazyikli akarsuyu bulunmayan bu hamamın, kuyudan çekilen suyun bir Roma lahdinde biriktirilmesiyle çalıştırılırmış.

 

(3) KİLİ İSKELESİ

 

Romanya topraklarında Tuna Nehrinin Karadeniz’e dökülen yerde, kıyıdan biraz içeride olan liman şehridir. Osmanlı dönemde Karadeniz üzerinden Avrupa'da yer alan Rumeli topraklarına Tuna Nehri yoluyla ulaşım sağlayan Kalyon gemilerin gidiş gelişlerde çok sıkca kullandıkları merkezi liman şehridir

 Araştırma / Zafer ÇELEBİ

 

 

ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

 

Zafer ÇELEBİ

GSM 0535 308 16 56

E-Posta Gönderebilirsiniz........!

MSN Massenger İletişimi Sağlayabilirsiniz....!